Sakal Nasıl Çıkartılır? Doğal Yöntemler Nelerdir?

Merhabalar, sakal ve bıyık çıkmasında sorun yaşayanlar ya da genç yaşta olup çıkma işlemini hızlandırmak isteyenler için bir kaç doğal yöntem anlatacağım.

İlk önce yaşı 16’dan küçük olan arkadaşlar bu konuyu kafasına takıyor ise, cidden o yaşta kafaya takılacak bir konu değil ve o yaştaki bir kişiye tedavi uygulanamaz. İlk önce gelişiminizi tamamlamalısınız.

Tabii ki 17,18 yaşlarındaki arkadaşlar için zamanla çıkar gibisinden şeyler söylemeyeceğiz. Sakal ve bıyığınızın çıkmasını hızlandırmak için yapacaklarımızı sıralayalım.

Jiletin yanlış kullanımı size zarar verir !

Çoğu genç arkadaşımız jileti her gün suratına vurursa sakalının çıkacağını zanneder. Bu yanlıştır. Tabii ki jilet ile çıkan ufak tüyleri vs.. almanız gerek, bu olumlu sonuçlar doğuracak bir yöntemdir. Fakat bu işlemi her gün yapmak cildinize zarar verir. Sivilce ve benzerleri bir çok sorun ile karşılaşmanıza sebep olur. O yüzden jilet 5 günde bir tıraş olmanız yeterli olacaktır.

Sakal Nasıl Çıkarılır

Düzenli ve sağlıklı beslenme

Her sorunun temel çözümleri arasında yer alan düzenli ve sağlıklı beslenme. Sağlıklı bir şekilde beslenmeniz size çok olumlu dönüşler yapacaktır.

Sarımsak yöntemi

Herkes sarımsağın iyi geldiğini söyler, bu doğrudur. Yapmanız gerekenler şunlardır.

Jilet ile güzelce tıraş olun.

Ardından sarımsağı dövün ve alıp yüzünüzde gezdirin. Yüzünüz çok yanacaktır bu normaldir, 15 dakika beklettikten sonra yüzünüzü sıcak su ile temizleyebilirsiniz.

(Cildiniz narin ve hassassa kesinlile bu yöntemi denemeyin, yada kısa sürede tutunuz. Sonuçta herkesin cildi bir değildir.)

Son çare olarak eczanelerde bir çok losyon, yağ vs.. bulunuyor. Onları araştırarak deneyebilirsiniz.

Sormak istediğiniz soruları yazının hemen altındaki yorum kısmından iletebilirsiniz.

Ayrıca sivilce problemi olan arkadaşlar sivilcelerinden nasıl kurtulacağını tıklayarak öğrenebilirler >>

 

Uyku Problemi Nasıl Çözülür?

Yıllarca uyku problemi çekmiş birisi olarak size yaşadığım tecrübelerden edindiğim bilgileri aktaracağım.

Uyku Problemi

Aslında her şey çok basit fakat çözümü zor gibi gözüküyor. Gece yatağa kafanızı koyduğunuz an aklınıza uyumak dışında her şey geldiği için uyuyamamanız çok normal aslında. Öncelikle yastığa kafanızı koyduğunuz zaman kesinlikle başka bir aktivite düşünmeyin.

Yatmadan önce rahatlamanız gerek!

Ilık bir duş alabilirsiniz. Yoga ve benzeri şeyler ile zihninizi dinlendirebilirsiniz.

Ayrıca çoğu genç bütün gününü bilgisayar başında geçirdiği için vücut uyku istemiyor olabilir. Biraz spor yapın ve vücudunuzu yorun, ardından bir duş ve yatağa girin.

Bir çok çeşit bitki çayları var. Bulunduğunuz semtteki aktarcılara vs.. giderek edinebilirsiniz. Gerçekten işe yarıyor.

Düzensiz davranmayın. Yani bir akşam 9 da uyuduysanız diğer akşam 11 de uyumayın. Kendinize bir program belirleyin ve o saatte uyuyun o satte kalkın.

Ayrıca muz yiyerek kaslarınızı gevşetebilirsiniz. Bu sizin uykuya dalmanızı kolaylaştıracaktır.

Bir diğer yardımcı olacak şey ise ılık süt. Ve bal. Sütü çok sıcak olmayacak şekilde ısıtın ve içine bir çay kaşığı kadar bal atın.

Kesinlikle hemen doktora gitmeyin. Çünkü yukarıda saydıklarımız, doktorun vereceği haplardan çok daha etkili ve organik.

Sorularınızı bizlere iletebilirsiniz. Bol sağlıklı günler…

Sivilceler Nasıl Geçer ? Evde Ne Yapabiliriz ?

Merhabalar. Sivilceler ergenlik dönemindeki gençler için büyük bir sıkıntıdır. Bu yazımızda vücudumuzda çıkan sivilcelere evde kendimiz nasıl müdahale edebiliriz bunu öğrenicez. Yalnız şunu unutmayın ; eğer sivilceleriniz size gerçekten büyük sıkıntılar veriyor ise, basit yöntemler ile çözülemeyecek bir sorun var ise doktora görünmelisiniz.

Öncelikle Sivilce Nedir? bunu öğrenelim

Sivilce yani Tıbbi ismiyle Akne vulgaris çok sık görülen, göreceli olarak tüm bireyleri hayatlarında en az bir kez etkileyen bir deri hastalığıdır. İstatistiklere göre 12-25 yaşlar Arasındaki kişilerin %85’i, 25-34 yaş arası erişkinlerin yaklaşık %8’i ve 35-44 yaşları arasındaki erişkinlerin de %3’ünde değişik derecelerde akne görülmektedir.

İlk önce vücudumuzda sivilce çıkmasını engellemek için neler yapacaklarımızı sıralayalım.

  • İlk öncelikle sağlıklı beslenmelisiniz. Sağlıklı beslendiğiniz takdirde sağlıklı bir deriye sahip olacaksınız.
  • Derinin esnekliğini arttırmak için bolca su içmelisiniz.
  • Gün içerisinde yarım saat gibi kısa bir zaman diliminde küçük egzersizler yapmalısınız. Yaptığınız egzersizler vücudunuz ve kalbiniz için iyi gelecektir. Vücudunuzun kan dolaşımı artacaktır ve böylece cildiniz yeteri kadar oksijen görecektir.
  • Alkol ve sigara gibi maddelerden uzak durulmalı. Bu tarz maddeler C vitamini vücuttan uzaklaşmasını sağlar. Derinizi sıkı tutan elastik dokulara zarar verir.
  • Stres, derinize aşırı derecede zararlıdır. Aynı zamanda ruhunuzada. Stresten uzak durmak sizin için her iki açıdan yararlı olacaktır.
  • Yüzünüze her dokunuşunuzda cildinizdeki bakteri sayısı artacağı için yüzünüze gereksizce dokunmaktan kaçınmalısınız.
  • Terlediğiniz zaman duş almalısınız. Terli cilt sivilceleri arttırmakta büyük rol oynar.
  • Eğer kullandığınız kozmetik ürünleri var ise bir süre kullanmayın ya da azaltın. Aradaki farkı gözlemlemeye çalışın.

Bunların yanı sıra güneş sivilcelere iyi gelmez. Güneşten cildinizi korumalısınız. Ve bazı yediğiniz yiyecekler cildinizde sivilce çıkmasında büyük rol oynar. Bu yiyecekler daha çok “hamburger, cips” gibi gıdalardır.

Biraz öne anlattıklarımız sivilce çıkmasını engellemek için yapmamız gerekenlerdi. Şimdi ise vücudumuzda bulunan sivilcelere ev ortamında nasıl müdahale edeceğimizi öğrenelim.

  • Biraz klasik olacak fakat sivilcelerinizi asla sıkmamalısınız. Bu ne kadar denilsede çoğu kişi bu bilgiye kulak asmıyor ve sivilcelerini sıkmaya devam ediyor. Sivilceleriniz için yapacağınız en kötü şey onları sıkmak olacaktır. Sivilcelerinizi sıkarak iz bırakmasına neden olabilirsiniz ve bu izler kalıcı olabilir.
  • Yüzünüzü günde 2 – 3 kere ılık su ile yumuşak bir sabun kullanarak yıkayın.
  • Yüzünüze yumuşak bir sabun sürerek elleriniz ile yavaşça masaj yapın.
  • İnternetten bitkisel karışımları araştırın ve ara ara bu karışımları cildinize uygulayın. Aman dikkat sakın yalan yanlış karışımları uygulamayı kalkmayın. Kaynağınızın güvenilir olmasına dikkat edin.
  • Banyodan çıktıktan sonra pamuğa tuza batırın ve ardından yüzünüzü silin. Bu yöntemi haftada 1 kere yapmanız yeterli olacaktır.
  • Gül suyu ile cildinizi temizleyebilirsiniz. Gül suyu sivilceler için etkili bir çözümdür.
  • Ayrıca demlenmiş çay ilede cildinizi temizleyebilirsiniz. Çay’da sivilce ve izleri için etkilidir.
  • Sivilcelerinizin üstüne diş macunundan ufak bir maske yapabilirsiniz. Macun kuruduktan sonra ılık su ile yıkayın.

Evet arkadaşlar şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar. Diğer yazılarımızda etkili bitkisel karışımlara değinicem.

Sorularınızı yorum kısmından iletebilirsiniz.

Yeni makalemiz Sivilcelerin İz Bırakmamasınını Nasıl Sağlarız? incelemenizi tavsiye ederim.

Sivilceler İçin

Bitkisel Tedavi Nasıldır, Neler Yapabiliriz makalemiz yayınlanmıştır.

Makalemize ulaşmak için tıklayın

Bilgisayar kullanırken sağlıklı kalmanın 10 yolu

Merhaba arkadaşlar. Bu konuya masa başında zaman geçiren tüm okurlarımız için değinmek istedim ancak biz bilgisayar kullanıcılarına öncelikli olarak değinmek

istiyorum elbette. Önce kendim bilgi sahibi olduğum bu konuda siz değerli okurlarımı elimden geldiğince bilgilendirmeye çalışacağım. Umarım faydalı olur. Kaynağımızıda belirtmekte fayda var aşağıda söyleyeceklerim Fizik tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Sevilay Eriş tarafından tescillenmiştir.

Arkadaşlar malumunuz bizler gibi, masa başı işlerde, ofislerde, memuriyet dairelerinde çalışan kişilerde de belirli sağlık sorunları oluşabiliyor. Gözlerimizde, omuzlarımızda kimi zaman ilginçtir ki kulaklarımızda. Bu tarz problemleri genel hatlarıyla ortadan kaldırmak adına tam 10 adım uygulayacağız. Yanlış anlamayın hemen 10 adımı uygulayıp bitmeyecek 🙂 Masa başında geçirdiğimiz zamanlarda bu 10 adımı oygulamaya dikkat edeceğiz hepsi bu. Şimdi adımlara geçelim.

1.Masa başında geçirdiğimiz zamanda bilgisayar kullanıyor isek, monitörün göz hizamızda olmasına mutlaka dikkat etmeliyiz. Doktorumuza göre bu göz sağlığı açısından çok önemli.

2.Mouse kullanırken, mouse u fazla sıkmıyoruz rahat bir biçimde kavrıyoruz. Ayrıca klavyeye sert bir biçimde basmıyoruz. Rahat hareketlerle mouse ve klavyeye hakim oluyoruz.

3.Yine kullanımda el bileğinin düzgün olmasına dikkat ediyoruz. Neden diyecek olursak, doktorumuz el bileğinin düzgün durmasının olası sinir sıkışmalarını engelleyebileceğini söylüyor.

4.Fazla süreli masa başında oturmuyoruz. Sık sık ufak aralıklarla, kalkıp dolaşıyoruz. Bu omurgamıza vücudumuzun yaptığı baskıyı azaltıyor ve omurgamızın sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

5.Dik oturmaya özen gösteriyoruz. Bel-kalça açısı mutlaka 90 derece olmalı, ayaklar yere değmeli arkadaşlar. Gerekirse bu pozisyona gelebilmek için ayağımızın altına destek oluşturacak birşeyler koyabiliriz.

6.Kısa molalar vererek kas sistemimizi dinlendirmeliyiz. Bunu yukarıda söylediğim ufak ufak aralarla da destekleyebiliyoruz.

7.Mouse’un kullanma yerini değiştirmenin kasların sağlığı açısından faydalı olabileceğini söylüyor doktorumuz.

8.Pc başında uzun süre aynı pozisyonda kalmak ise en sakat davranışlarımızdan bir tanesi. Mutlaka pozisyonumuzubelli aralıklarla değişmeliyiz.

9.Dirsek, ön kol ve bilekleri sert yüzeylere dayamıyoruz. Bu içten içe sakatlanmalara neden olabiliyor.

10.Boyun ve sırt ağrılarından kurtulmak içinde gün boyu kendi belirlediğimiz aralıklarda germe egzersizi yapabiliriz. Bu bizi bir nebze olsun dinlendirir ve omurga sistemimizi rahatlatır.

Baktığımızda yapılması zor şeyler değil arkadaşlar ama eminim bende dahil bir çoğumuz bu konuda tembellik edeceğiz. Etmeyelim yahu etmeyelim ki sağlıklı kalalım 😀

Mobil Cihazların Sağlık Üzerinde Etkisi

telefonun zararları

Yeni bir günde, yeni bir yazı ile beraberiz dostlar. Bugün ki konumuz ; hayatımızın vazgeçilmezi mobil cihazların sağlığımıza etkisi.

Yıllardır duyarız ya da okuruz. Cep telefonu kanser eder, şu şu şu kadar radyasyon yayar, yok efendim şu organa zararları şöyledir gibi say say bitmeyecek şeyler. Mobil cihaz deyince aklımıza şıp diye düşen cep telefonları bile yıllarca tartışıldı ülkemizde kanser yapar mı yapmaz mı diye… Aynı tartışmayı gelişen teknoloji ile beraber akıllı telefonlara da aksettirdiler.

Elbette ki bilimsel veriler olmadan net bir şey söylemek mümkün değil ancak, Türkiyeli doktorlar cep telefonu kullanımının yaygınlaşmasından sonra, radyasyonun neden olduğu hastalık yüzdesinin her geçen gün daha da arttığını söylüyorlar.

Biraz daha önceden elde edilmiş verileri inceleyelim.

Ünlü bir Amerikan gözlük markası olan Mezzmer’ in başını çektiği ve sonucunu gigaom.com da yayınladığı araştırma, sıkça kullanılan mobil cihazların sağlığımıza olan zararlı etkilerini saymakla bitiremiyor. Bu meselede nelere dikkat edeceğimizden ve nasıl korunacağımızdan bahsettikleri verileri birlikte inceleyelim.

Bilimsel olarak bir insan dakikada ortalama 15-20 kez gözlerini kırpar. Ancak bu rakam belli bir süre herhangi bir ekrana baktığımızda 6-8 defaya düşüyormuş.  Örneğin tıp ağzı ile Computer Vision Syndrome adında bir hastalık, bilgisayar ekranına uzun süre bakmanın sonucu ortaya çıkıyor ve baş ağrısı, göz bulanıklığı ve göz kuruması gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Ekranın getirmiş olduğu bu rahatsızlıktan, Anti-Refle gözlük camları kullanarak, ışığı yansıtır ve böylece korunmuş oluyoruz.

Araştırmanın başka bir bölümüne göre de, yine mobil cihaz kullanıcılarının yaklaşık olarak %37’si Tinnitus adı verilen bir rahatsızlıkla karşı karşıya kalıyor ve kimi zaman kapılabiliyor. Bu hastalığın adının türkçe karşılığı “Kulağa Zil Sesi Gelmesi” gibi bir şey. Tinnitus isminin karşılığındanda anlayacağımız üzere kulak eksenli bir problem ve aşırı telefon kullanıcılarında sıkça rastlanılan bir rahatsızlık. Özellikle sık telefon kullanıcılarının yine yaklaşık olarak %70 inde bu hastalığa kapılma olasılığı oldukça yüksek görünüyor bilimsel araştırmalara göre. Bu rahatsızlıktan korunmanın yöntemleri ise nikotinden,kafeinden,tuzdan sakınmak ve yüksek sesin yoğun olduğu, bunun yanı sıra sessizliğin hakim olduğu ortamlardanda uzak durmak.

Mobil cihazların yaydığı rahatsızlıklar bunlarla sınırlı kalmayacağı gibi ben sadece en yoğun olanlarından ve karşılaşma olasılığımızın en olağan olduklarından bahsetmek istedim. Rahatsızlıkları ve yöntemleri dikkate aldığımızda öyle düşünüyorum ki hep birlikte bu rahatsızlıklardan arınmış olabilir.

Yine bir makalenin sonuna geldik ve veda cümlesi için klavyeme sarılmış durumdayım. Okuduğunuz için teşekkürler. Faydamın dokunması dileğimle. Hoşça kalın…

Sıcak havalarda neler yapılmalı?

sıcak havalar, havuz, sıcak havalarda ne yapılmalı

Merhaba dostlar. Yazın usandırıcı sıcaklığını yaşadığımız bir gün daha beraberiz. Madem bıktık usandık, bugünde bu konuyu ele alalım derim ben. “Hah canını yiyeyim” diyenleri duyar gibiyim. Hemen başlayalım…

Dostlar, bilimsel açıklamalar şunu söylüyor;  vücut ısılarımız normal vücut ısımızın üstüne çıkar da vücudumuz bu ısıyı kontrol altına alamazsa kaçınılmaz rahatsızlıklarla karşılaşabiliyoruz. Sıcakla beraber aşırı sıvı kaybıda, büyük ateşli hastalıklara yol açabiliyormuş uzmanlarımıza göre.

Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, solunum problemleri gibi rahatsızlıklar da cabası. “Ulan gözümüzü korkuttun ne yapıyorsun” diyenler merak etmeyin, korunma yollarınıda hastalıkları verdiğim gibi sunacağım sizlere.

Evet dostlar kaçınılmaz yaz sıcaklarının doğurduğu bu problemlerden korunmak ve yazı yaz gibi yaşamak için bazı taktiklerimiz olacak. Yine meraklanmayın gayet kolay yöntemlerle bu sorunlara karşı önlem almış olacaksınız.

Başlıyorum :

– 10:00-16:00 saatleri arası kesinlikle güneşte kalmamalıyız. Güneşin en yakıcı zamanlarıdır sevgili dostlarım bu aralık.

– İnce ve açık renkli giyisiler giyerek aşırı terlemeyi önlemeli ve güneş ışınlarının vücudumuza girişini olabildiğince azaltmalıyız. Bildiğiniz üzere açık renkli giyisiler güneş ışınlarını çekmek yerine yansıtırlar.

– Güneş altında kesinlikle ve kesinlikle spor yapmıyoruz. Özellikle kilo sorunu olan dostlarımız güneşli havada daha fazla ter atabileceklerini düşünürler ancak bu tıbbi olarak çok sakıncalı bir durumdur. Sakın ha sakın.

– Ağır ve aşırı yemek yemiyoruz. Bunu yapmamak için yazları beklememek gerekir aslında ama illa da yapacağım diyenler bari yazları yapmayıversin.

– Yaşam alanlarımız serin olmalı. Bulunduğumuz ortamları çeşitli yöntemlerle serin tutmalıyız.

– Özellikle denize girmek gibi bir niyetimiz varsa yada güneşli havada yürüyüşe çıkacaksak, güneş yanıklarından korunmak için mutlaka güneş kremi kullanalım.

– Gözlerimizi zararlı güneş ışınlarından korumak adına güneş gözlüğü takmayı unutmayalım. Ayrıca gözlerimizi soğuk su ile yıkayalım.

– Bol bol sıvı tüketelim. Özellikle doğal su ve doğal meyve sularına ağırlık verelim. Hem bol vitamin alalım hemde kaybolan sıvı ihtiyacımızı karşılayalım.

– Günde 3-4 defa dayanabileceğiniz boyutta serin duşa girelim. Bu vücut ısımızın üstündeki ısıyı, vücudumuzun dengelemesini sağlayacaktır.

Gördüğünüz gibi yapmamız gerekenler çok da olmaz şeyler değil 🙂